Köyümüzün Tarihçesi

Köyümüzün bugün yerleşmiş olduğu arazi bundan yaklaşık 300 yıl önce İğdir Bucağına ait bir orman arazisiydi. Ormandaki ağaçlar oldukça sık ve yaşlıydı(O günleri atalarından duyduğu şekliyle anlatan köyümüzün yaşlıları her bir ağacın iki insanın kucaklayamayacağı kadar büyük olduğunu söylemektedir). Bugün herkesin Şallağın Başı olarak bildiği yerde İğdirliler küçük bir eşme yapıp hayvanlarının eğreklenmeleri(su içip dinlenmeleri) için küçük bir gölet yapmışlar. Bu esnada Kozluca isimli köyde yaşayan üç aile burada bir çerçinin(plastik eşya ve oyuncak satıcısı) öldürülmesi ile ilgili suçlanınca köylerinden kaçmışlar. (Kozluca isimli köy bugün ikiye ayrılarak Büyük ve Küçük Kozluca ismini almıştır.) Kaçan üç ailenin Lakapları Filiğin Üsükgil(Hüseyin isminin kısaltılmış biçimi), Memmet Çavuşgil ve Becekler olduğu sanılmaktadır. Bu üç aile Şallak bölgesine yerleşmiş ve hayvanları için ahırlar inşa etmişlerdir. Daha sonra Alayurtlular sülalesi ve Cenikliler buraya göç etmişlerdir. Yavaş yavaş yerleşim artmaya başladıkça mevcut orman arazisi azalmış ve köy bugünkü durumuna gelmiştir. Diğer ailelerinde köye yerleşmesi ile birlikte köy nüfusu oldukça artmıştır. Bu nedenle köy İğdir Bucağından ayrılmış ve Karşıpınar Köyü olarak tüzel kişilik kazanmıştır. Nüfus idaresi ve tapu sicil kayıtlarının yeterli olmaması nedeniyle köyün tarihçesi köydeki yaşlı kişilere sorularak yazılmıştır(Bu konuda herhangi bir yazılı kaynakta yoktur). Her anlatan bazı olayları değiştirerek anlattığından, tutarlı bir bilgi elde edilememiştir.Bu nedenle yazılan bu yazıda hatalar olabilir. Bize anlatılanları süzgecimizden geçirerek tutarlı bir şekil vermeye çalıştık. Şayet hatalı olduğunu düşündüğünüz bir bölüm varsa lütfen bizimle irtibata geçerek uyarın, gerekli düzeltmeler sizden gelen veriler ışığında hemen yapılacaktır.
Sıraç Türkmenleri ve Beydili(Beğdili) Boyu
Köyümüzün yerleşim tarihçesi bir önceki yazıda belirtildiği şekildedir. Bilindiği gibi Zile ve çevre köylerde bizlere “Sıraçlar veya aşiretler” denmektedir. Bu durum köyümüze yerleşenlerin kökeni ile ilgili bizlere ipucu vermektedir. Bizde bu nedenle bu konuya da değinmek gerektiğini düşünerek böyle bir yazıyı köy tarihçesinin altına ekledik. Yapılan araştırmalar bizleri Anşa Bacılılar ve Hubyar Sultan Ocağı’na götürmektedir. Her iki ocağın kökleri de Orta Asya’ya değin gitmektedir.
Sıraç Sözcüğünün Anlamı : Sıraç sözcük olarak birleşik bir kelimedir. Sır; giz, gizli anlamındadır. Aç sözcüğü ise açmak filinden gelmektedir. Sıraç; gizliliği kaldır aç anlamına gelmektedir. Tasavvufi anlamda ise Sıraç iki şeyi ifade etmektedir. Birincisi Sıraç; sırra vakıf olan, sırrı ifşa etmeyen ketum anlamındadır. İkincisi Sıraç; Hak-Muhammet-Ali yolunda sır perdesini açıp kaldıran, gönül gözü açık üryan olan, gönül gözü ile Hakkı gören demektir. Osmanlı Tapu Tahrir Defterleri’nde Saraç (sırac) Türkmenlerinin Tokat bölgesinde olduğu belirtilmektedir. Beydili(Beğdili) Boyu Oğuzların Boz-Ok kolunun Yıldız-Han Oğullarından olan Beydili boyu; Kaşgarlı, Reşid ud-din ve Yazıcı-Oğlu’nun yapıtlarında Oğuz boyları listesinde yer almaktadır. Beydili’nin anlamı “Sözü değerli, büyükler gibi aziz” anlamındadır. Onkunu Tavşancıl kuşudur.Kendine özgü özel damgası vardır. Beğdili, Oğuzlar’ın hükümdar çıkaran beş boyundan biridir. Beydili toplulukları 16. yüz yıl da bir bölümü yerleşik düzene geçmesine karşın çoğunluğu göçer durumdadır. Rum Eyaleti 387 Numaralı 937/1530 Tarihli Defter-i Hakânî, Tokat-Sivas Livası kayıtında Sıraçlar hakında şu ibareler vardır: “Dede, Sarraçlu cema’ati bölüğü kethudası”, “Sarraç köyü-Zile kazası”. Bu durumda gösteriyor ki, o dönemde Beğdili Sıraçlarının başlarında “Dede” ünvanlı önder olan örgütlü bir topluluk vardır. Tokat-Almus Hubyar Köyünden halen İstanbul-Okmeydanı Cemevi dedesi olan İlyas Demirtaş’ın anlatımına göre: 13. yüz yılda Tokat-Sivas yöresine gelen Beğdili boyunun Hubyar oymağı olup; daha sonra diğer oba ve oymaklar gelmişlerdir. Beydili beylerini Hubyar Sultan karşılamış, onlarda aşiretleri ile dergahın talipleri olmuşlardır. Çok daha sonra gelen Beğdili oymakları da aynı geleneği devam ettirmişlerdir. Beğdili Sırac (Sarac-Sarraç) oymağıda yolak olarak Hubyar Sultan Ocağı’na bağlıdır. Tokat Hubyar Köyü’nün 1709 tarihli vesikalarda toprağa bağımlı bir yerleşim birimi olduğu belirtilmektedir.(51) Beğdili boyu obaları 18. yüzyılı başından itibaren Ankara’dan Sivas’a değin yerleşik tarım toplumuna geçerler.(Bu bölüm Ali KENANOĞLU ve İsmail ONARLI’NIN makalesinden alıntıdır). Sonuç olarak görülmektedir ki köklerimiz Orta Asya’ya hatta kimi araştırmacılara göre Çin ve Tibet bölgelerine kadar uzanmaktadır. Elimizde net ve kesin olan bilgi Sıraçların, Oğuzların Bozok Koluna bağlı Beydili(Beğdili) Boyu’nun bir oymağı olduğu ve Anadolu’da Tokat, Yozgat (Çekerek), Çorum (Mecitözü) ve Sivas bölgesine yerleştiğidir. Tokat-Zile'de bilinen bazı Sıraç köyleri şunlardır: Acısu, Üçkaya, Karşıpınar, Çayır, Çapak, Armut Alanı, Kuzalan, Karacaören, Büyükbultu, Bacul, Kervansaray.
Yıllara göre köy nüfus verileri 2007 - ? 2000 - 652 1997 - 498
Muhtarlık
Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
2009 - Hüseyin KURT
2004 - Bektaş Asarkaya
1999 - Rıza BEKTAŞ
1994 - Ahmet KARANFİL
1989 - ?
1984 - ?


